|
|
|
|
Sapancalı Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz! |
1970’li yılların ilk yarısı. Mehmet Ulusoy(1) hafta sonu için Aziz Nesin’i Sapanca’ya, annesinin çiftlik evine davet eder. Mevsim kıştır.Karlı bir günde küçük oğluyla Sapanca’ya Ulusoy’u ziyarete gelen Aziz Nesin ve Ulusoy, Sapanca’da sahilde gezerlerken yanlarına küçük bir roman çocuğu yaklaşır ve Nesin’den para ister. Nesin,parayı ne yapacağını çocuğa sorarken bir yandan da çocuğun üzerindeki ince giysisini ve çıplak ayaklarını süzmektedir.Nesin çocuğa bir miktar para verir ve ona adını sorar. Çocuk adının Yaşar olduğunu söylediğinde Nesin bir anlığına düşüncelere dalar. Bir yandan çocuğun karlı zemine basan çıplak ayaklarıyla, kış mevsimi için yetersiz giysilerine bakar, bir yandan da kendi çocuğunun ayaklarındaki botlara ve kabanına bakar bakar. Kendi kendine iç sesiyle düşündüğü şudur:’bu çocuk yaşasa ne olur yaşamasa ne olur? Nesin o günlerde, yazarlık yaşamının doruğu sayılabilecek, keskin bürokrasi eleştirisini somutlaştırdığı romanına isim aramaktadır. Birden aklında billurlaşan bir düşünceyle kararını verir. Yazdığı romanının ismi ‘’Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz’’olacaktır.
(1)Mehmet ULUSOY(1942,İzmir doğumlu) Galatasaray Lisesi’nden mezun olduktan sonra, üniversite yıllarında Anadolu’yu gezerek tiyatro yaptı. Türkiye’deki tiyatro çevreleriyle başı hiç uyuşmadı. Sürekli Devrim İçin adını verdiği tiyatro grubu kurdu. Ülkesindeki tiyatro çevrelerine ‘kırılmışlığını’ Fransa’da önemli projelere imza atarak kırdı. Minimalist tiyatro anlayışıyla Fransa’da harikalar yarattı. Zaman zaman Türkiye’ye de döndü ve İstanbul şehir Tiyatroları adına oyunlar sahneye koydu.’’Sevdalı Bulut’la Nazım Hikmet’i bir kez daha ölümsüzleştirdi. Fransa’dan Dünya Tiyatrosu’nu etkiledi. Fransa’da yabancı bir kültürde Anadolu gerçeğinin izlerini beyinlere bir nakış gibi ördü. Ölüme yaklaştığında ‘Anadolu’ en çok kullandığı sözcüktü. Vincennes Ormanı’nda yapraklarla sevişirken,2005 Haziran’ında Paris’te yaşama veda etti.
id:318 |
Diğer Yazıları...
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|