Ana Sayfa Üyelik Künye İrtibat  
İE 5.0 - 800*600
 SASEV
 Sapanca
 Kırkpınar
 Kurtköy
 Köyler
 Spor
 Vefat
 ARŞİV
 Beldeler
 Köyler
 Tarih
 Coğrafya
 Eğitim
 Ekonomi
 Spor
 Gölümüz
 Yaylamız
 Asayis
 Sağlık
 Sivil Toplum
 Üniversite
 Fidancılık
 Balıkçılık
 El Sanatları
 Antikacılık
 Atçılık
 Çevre
 Ulaşım
Bilgi ve Eğitim
"Hatırla ki, Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım dedi. Onlar: Biz hamdinle seni tesbih ve takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun? dediler. Allah da onlara: Sizin bilemeyeceğinizi ben bilirim dedi. Allah Âdem e bütün isimleri öğretti. Sonra onları önce meleklere arzedip: Eğer siz sözünüzde sâdık iseniz, şunların isimlerini bana bildirin dedi. Melekler: Yâ Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, Senin bize öğrettiklerinden başka bizim ilmimiz yoktur. Şüphesiz alîm ve hakîm olan ancak sensin dediler." (2/Bakara, 30-32)

İnsan öyle bir varlıktır ki, melekler bile insanın tüm sırlarını çözemez, insanın sadece bazı belirli yönlerini tanıyabilirler. Sadece yaratıcısı, ondaki sırlardan tümüyle haberdardır. "Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır." (67/Mülk, 14). Melekler insanla ilgili sayfanın sadece bir tarafını görüp okumuşlardı. Diğer yönlerinden haberleri yoktu. Bildikleri yanlış değil; doğruydu. Doğruydu ama eksikti. Allah, onların göremediğini görüyor; "sizin bilemeyeceğinizi ben bilirim" diyordu. Allah la melekler arasındaki konuşmada, insanın psikolojik yapısında iki mânevî çekirdeğin tesbitini görüyoruz: Bunlardan ilki, halifelik; Allah ın eğitmesi sâyesinde meleklere bile üstünlük. Diğeri ise ifsat ve kan dökme eğilimi; Rabbin talimatları doğrultusunda eğitilmezse bozgunculuğa meyletmesi.

İlk eğitim metodu, öğretme tarzında başlamıştır. İlk ve gerçek anlamıyla tek öğretici Allah tır. O nun öğrettiklerinin dışında kimsenin bilgisi yoktur. Hz. Âdem e Allah tarafından eşya ile ilgili bilgiler verilir. Âdemoğluna da ilim için potansiyel fıtrat, hilafet ve güzel yaratılış vermiş, dolayısıyla tüm insanlığın eğitimini Allah üstlenmiştir. Onları ilim ve terbiye ile eğitmiş, insanlardan da rab olarak sadece kendisini kabul etmelerini istemiştir. Tüm âlemlerin olduğu gibi, tabii ki insanların da terbiyesini, eğitimini üzerine almış, Rab lığını kesintisiz sürdürmüştür. İnsanları İslâm fıtratı üzere yarattığı, ilim elde etme araçları olan duyu organları ve akledecek kalp verdiği gibi; gerçek ve örnek öğretmenleri, esas öğrenilmesi gereken vahyi öğretmek için göndermiştir: "Kendi içinizden size âyetlerimizi okuyan, sizi kötülüklerden arındıran, size Kitab ı ve hikmeti ta lim edip bilmediklerinizi size öğreten bir Rasül gönderdik." (2/Bakara, 151)

Eğitimi, peygamber düzeyinde ele aldığımızda tebliğ kavramı karşımıza çıkar. Böylece öğretim de eğitimin içine girmektedir. Tebliğ, hem eğitimi ve hem de öğretimi içine alır.

Rasûlullah, bir gün mescidde iki halka görür: Birindekiler zikir ve ibâdetle meşguller; ötekiler ilmî meseleler müzakere ediyorlar. İbadet halkası için: "Bunlar, Kur an okuyorlar ve Allah a duada bulunuyorlar, Allah ın rızâsını talep ediyorlar. Dua ve arzularını Allah dilerse kabul eder ve verir, dilerse vermez. Öbür halkadakilere gelince, onlar fıkıh ve ilim öğreniyorlar ve bilmeyenlere de öğretiyorlar. Bunlar daha üstündür. Ben de zaten bir muallim olarak gönderildim."

Eğitim mesleğinin en üstün görev olduğunu ve bir nevi peygamberlik mesleği olduğu şu hadisle de te yid edilir: "Alimler, peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler miras olarak para pul bırakmazlar; ilim bırakırlar."

id:303


Diğer Yazıları...
24.11.2006 - Öğretmenler Günü ve Eğitim-Bir-Sen ()
19.11.2006 - Okunacak Bir Kitap : HAYDUT DEVLET ()
   
 
   
www.sapancali.com | SAPANCA' nın Sesi
Hakları Saklı Değildir. Sapanca ve Sapancalıların Lehine Olmak Şartıyla Bu Sayfadaki Veriler Kopyalanabilir ve Çoğaltılabilir.
Destek, Görüş, Öneri, Tavsiye ve Eleştiri İçin sapancali@sapancali.com